2010'DA DA TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEYE, İNSANIMIZA İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ

PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG A.Ş.
BASIN BÜLTENİ (25.01.2010)

 

• 2010'DA DA TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEYE, İNSANIMIZA İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ

 

2018 ve 2023 vizyonlarını belirleyen ve pazar payını artırmak için yatırım planlarını birer birer hayata geçiren PETKİM, 2010 yılında da istihdam ve üretim artışı hedefliyor. Şirket yönetimi, İzmir'deki basın kuruluşlarının tepe yöneticileri ile EBSO Sanayiciler Kulübü'nde düzenlenen öğle yemeğinde biraraya geldi. Toplantıya SOCAR&TURCAS Enerji A.Ş Grup Üst Yöneticisi (CEO) Kenan Yavuz, yeniden yapılanma çalışmaları sonrasında PETKİM Genel Müdürlüğü’ne getirilen Mehmet Hayati Öztürk ve üst düzey yöneticiler katıldı.
2010 yılında krizin etkilerinin silinmeye başlamasını beklediklerini kaydeden Yavuz, Türkiye'nin yeniden "istihdam, üretim, ihracat ve katma değer" artışına kilitlenmesi gerektiğini vurguladı. Yerli sanayi ve yerli üretimin önemine işaret eden Kenan Yavuz, 1 Ocak 2010'dan itibaren, Mono Etilen Glikol (MEG), Alçak Yoğunluklu Polietilen (AYPE), Polipropilen (PP) ve Polivinil Klorürden (PVC) oluşan 4 petrokimyasal ürünün gümrük vergilerinin yüzde 5.5-6.5 düzeyinden yüzde 2-3'e çekilmesini eleştirdi.

 

“İTHALAT TEŞVİK EDİLİYOR"

 

2010 yılında krizin etkilerinin silinmeye başlamasını beklediklerini kaydeden Yavuz, Türkiye'nin yeniden "istihdam, üretim, ihracat ve katma değer" artışına kilitlenmesi gerektiğini söyledi. Yerli sanayi ve yerli üretimin önemine işaret eden Kenan Yavuz, 1 Ocak 2010'dan itibaren dört petrokimyasal ürünün gümrük vergilerinin yeniden düşürülmesinin devleti vergi kaybına uğratacağını, yerli üretimin ihtiyacı olan stratejik öneme sahip ara malı üretiminin daha fazla ithalata bağlı hale geleceğinin altını çizdi. Kenan Yavuz, şu değerlendirmeyi yaptı: “AB’ye dahil tüm ülkeler, ekonomik çıkarlarını gözeterek, diğer ülke ithalatları karşısında yerli sanayilerinin rekabet gücünü korumak için çeşitli mekanizmalar geliştirmektedir. Bunun en iyi örneklerinden biri Fransa Sanayi Bakanı’nın Renault Clio’nun 4. neslinin Türkiye’de üretimine izin vermeyecekleri, ülkede satılacak bir Fransız arabasının Fransa’da üretilmek zorunda olduğuna dair istihdamı koruyucu açıklamasıdır. Bu açıklama AB ülkelerinde pozitif ayrımcılık yapıldığının en somut göstergesidir. DTM’nin yerli üretimin aleyhine olan, devleti vergi kaybına uğratan, ithalatı teşvik eden, GYÜ listesinde olan Ortadoğu ülkelerinin indirgenmiş vergilerle Türkiye’ye ihracatını tetikleyen bu uygulamasını yadırgıyorum. Bu, ithalata bağlı bir rejimin doğal sonucudur. Ucuz hammaddeye sahip Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye uyguladığı vergi oranı %12’dir. Ortak gümrük tarifeleri uygulanırken gelişmiş ülke, gelişmekte olan ülke tanımlaması yeterli değil. Sektörel ayrım yapmadan bunun yarattığı haksız rekabetin önüne geçmek mümkün değildir. DTM'nin bu uygulaması aramalı ithalatının yeniden artışına neden olacak, sektörde ithalata bağımlı haksız rekabet ortamı yaratacak ve ülkemizin yerli üretim gücünü zayıflatacaktır. Ucuz ithal girdiye dayalı bir rekabet gücü yaratma düşüncesi, imkânsızı istemektir, çıkmaz sokaktır. Bunun yerine Türk ihracatçısının rekabet gücünü artırıcı daha direkt teşvik uygulamaları tercih edilmelidir.”
SOCAR&TURCAS Enerji A.Ş CEO’su Kenan Yavuz, yerli üretime darbe vuran bir başka unsurun da Dahilde İşleme Rejimi (DİR) olduğunun altını çizerek, “İhracatı teşvik amacıyla uygulanan DİR sistemi ithalatı teşvik edip adeta yerli üreticiyi cezalandırır hale gelmiştir. DİR sisteminde yerli üretimi destekleyici mekanizmalar geliştirilmelidir.” dedi.



"ALİAĞA'YA CUMHURİYET
TARİHİNİN EN BÜYÜK YATIRIMI"

 

PETKİM'in yatırım ve istihdam stratejileri hakkında bilgi veren Genel Müdür Mehmet Hayati Öztürk de, krizin ekonomiye en olumsuz etkisinin büyüme ve talepte görüldüğünü, 2009 yılının ikinci yarısından itibaren imalat sanayi üretiminde küçük de olsa yaşanan artışların sevindirici olduğunu belirtti. Küçülme rakamlarıyla birlikte yara alan sanayinin toparlanması ve ek istihdam yaratması için üretimin üzerindeki maliyet unsurlarının rekabetçi bir yapıya kavuşturulması gereğine dikkat çeken Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: " SOCAR&TURCAS ortaklığı, 2015 yılına kadar Aliağa Kompleksi'ne 5 milyar doların üzerinde yatırım yapacak. Bu yatırım tutarı, Cumhuriyet tarihimizde tek noktaya yapılan en büyük yatırım tutarıdır. PETKİM olarak bizim kendi bünyemizde yapacağımız yatırımlar ise bu rakama dahil değildir. Rafineri-Enerji-Petrokimya-Lojistik dikey entegrasyonu ile bölgede en büyük kümelenme modelini oluşturarak PETKİM'i küresel ligde sınıf atlatacak bir yatırım demetinden bahsediyoruz.”
10 milyon ton/ yıl kapasiteli bu rafineri için 4 ilâ 5 milyar dolar arasında yatırım yapılacağını ve 2014 yılında devreye alınmasının planlandığını kaydeden Öztürk, şu bilgileri verdi: “Rafineri tamamlandığında, en az 1500 ilâ 2000 kişiye istihdam imkanı sağlayacağız. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023'de oluşturulacak entegre yapı ile 10 bin kişiye iş vermiş olacağız. Şirketimizin büyüme projeksiyonu ile birlikte, değişim projelerini de gerçekleştiriyoruz. Bu projelerden birisi de ‘yedekleme, yenileme ve genç teknisyen-mühendis kuşağı’ yetiştirmek.. Bu çerçevede, 2009 yılında mavi ve beyaz yakalı 550 kişilik ek istihdam sağladık. Ayrıca “İstihdam Garantili İşgücü Yetiştirme" eğitimi çerçevesinde 12 Ekim 2009’da eğitime başlayan 200 kursiyer teknisyen, 3 Şubat 2010 Çarşamba günü düzenlenecek törenle işbaşı yapacak.”
Petkim’in çevreye ve insana uluslar arası ölçekte duyarlı bir şirket olduğunu belirten Hayati Öztürk, aralık ayında ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgesinin yenilendiğini; ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve TS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Belgeleri’nin de TSE tarafından onaylandığı bilgisin verdi. Öztürk, bu belgelerin PETKİM’in çevre bilincinin ve gelecek yatırımlarında da insan ve çevre duyarlılığını ön planda tuttuğunun bir göstergesi olduğunu açıkladı.

 


RAKAMLARLA PETKİM


• 50'yi aşan petrokimyasal ürün yelpazesiyle Türkiye sanayisinin vazgeçilmez bir hammadde üreticisi durumunda olan PETKİM'in ürettiği petrokimyasal ürünler; inşaat, tarım, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj, tekstil sektörlerinin önemli girdileri arasında bulunuyor. PETKİM, ayrıca, ilaç, boya, deterjan, kozmetik gibi birçok sanayi kolu için girdi üretiyor.
• Yılda 3,2 milyon ton brüt üretim gerçekleştiriyor. Yurt içindeki pazar payı yüzde 30.
• 30 Eylül 2009 tarihli finansal sonuçlara göre PETKİM bu yılın ilk dokuz ayında net kârını 65 milyon TL'ye yükseltti.
• 2010 yılında 60 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyor. Bu yatırımlar kapasiteyi maksimize edecek, maliyetleri düşürecek, teknoloji ve verimlilik esaslı yatırımlar olacak. Tüm fabrikalarda otomatik kontrol sistemine geçilecek.
• Halen yüzde 30 olan iç pazar payını, 2018 yılında yüzde 40’a çıkarmayı hedefliyor.

 

HAYATİ ÖZTÜRK KİMDİR?

 

1952 yılında Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde dünyaya gelen Mehmet Hayati Öztürk, 1976 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1977 yılında PETKİM’in Yarımca kompleksinde Proje Mühendisi olarak göreve başlayan Öztürk, Teknik Kontrol Müdürlüğü’nde Şef ve Başmühendis; Ar-Ge Müdür Yardımcılığı ve Grup Müdürlüğü görevlerini sürdürdü. 2001 yılında PETKİM Petrokimya Holding A.Ş’nin Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilen ve Genel Müdür olana dek bu görevini sürdüren Hayati Öztürk, şirketin Ar-Ge, Finans, Proje, Yatırım, Planlama, Satış ve Pazarlama birimlerinin tüm iş akışlarının sorumluluğunu üstlendi. 8 Ocak 2010 tarihi itibarıyla PETKİM’in Genel Müdürlük koltuğuna oturan Öztürk, İngilizce ve Fransızca biliyor, evli ve iki çocuk babası. 

2010'DA DA TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEYE, İNSANIMIZA İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ2010'DA DA TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEYE, İNSANIMIZA İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ2010'DA DA TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEYE, İNSANIMIZA İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ2010'DA DA TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEYE, İNSANIMIZA İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Diğer Basın Bültenleri