İZMİR LİMANI, TURİZM LİMANI OLMALI

PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG A.Ş.
BASIN BÜLTENİ (30.04.2010)

• SOCAR & TURCAS CEO’SU VE PETKİM YÖNETİM KURULU ÜYESİ KENAN YAVUZ: İZMİR LİMANI, MASTER PLAN İLE TURİZM LİMANINA DÖNÜŞMELİ

 

Özelleştirme sürecinde üç yılı geride bırakan İzmir Limanı’nda belirsizlik sürüyor. İhaleyi 1 milyar 275 milyon Dolar bedelle kazanan Global-Hutchison-EİB Ortak Girişim Grubu’nun çekilmesinin ardından; 1 milyar 270 milyon Dolar ile ikinci sırada yer alan Çelebi Grubu’nun da ihaleden çekilmesi limana ilişkin belirsizliği artırıyor.
İzmir Limanı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan SOCAR & TURCAS Enerji A.Ş CEO’su ve Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz, limanın Ege bölgesinin ihtiyaçlarını karşılayacak fiziki ve hukuki yapılanmadan yoksun olmasının; kentin ve bölgenin sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde kalınmasına neden olduğunu söyledi.
Yavuz, “İzmir Limanı’nın master bir plan dahilinde turizm limanına dönüşebileceğini”, böylece kentin ve Çeşme’nin turizm potansiyelini kentsel dönüşüm ile birlikte destekleyecek bir yapılanmaya gidilebileceğini vurguladı.

 

// Tartışmalar, Nemrut’un
potansiyelini gölgede bırakıyor

 

Limanın, bölgenin geleceği için yapılacak master planlarda belirlenecek görev tanımının, özelleştirme sürecinden daha önemli olduğunu belirten Yavuz, “Alsancak Limanı’na kilitlenen tartışmalar, Nemrut körfezini gölgede bırakıyor. İzmir limanının en az beş katı potansiyele sahip bu doğal limanlar körfezi, hak ettiği değeri bir türlü yakalayamıyor.” dedi.
Nemrut Körfezi’nde Petkim limanı ile birlikte 6 liman ve iskele bulunduğunu anımsatan Kenan Yavuz, bölgede 2009 yılında 17 milyon ton sıvı ve katı yük elleçlemesi yapıldığını, potansiyelin ise 100 milyon ton olduğuna dikkat çekti. Aliağa’nın; Türk petrokimya üretiminin tamamını, demir-çelik üretiminin %40'ını, rafineri kapasitesinin yarısını temsil ettiği bilgisini veren Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aliağa Türkiye'nin en büyük Organize Sanayi Bölgesi olan ALOSBİ’ye sahip ve İzmir kent merkezine sadece 55 km uzaklıkta. Tıkanan Marmara Denizi ve Boğazlar trafiğini dikkate aldığımızda; Bursa, Manisa, Balıkesir, Denizli sanayilerinin kara ve demiryolları ile Aliağa ve Çandarlı lojistik merkezlerine bağlanması halinde, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi'nin en büyük lojistik merkezine sahip olmamız işten bile değil. Bugün büyük konteyner gemileri önce Yunanistan limanlarına yanaşarak daha küçük gemilere bölünüyor ve ardından Türkiye limanlarına girebiliyor. Nemrut Körfezi’nde ise böyle bir sorun yok. Üçüncü kuşak olarak tanımlanan Post-Panamax, VYCC ve ULCC tipi gemilerin dahi girebileceği kapasiteye ve derinliğe sahip. Kaldı ki İzmir Limanı’nın özelleştirmesinde hiçbir sorun yaşanmasaydı, derinlik sorununu çözmek için yapılacak dip taraması yatırımı ve çıkacak milyonlarca ton çamurun nereye döküleceği yine öngörülemez sorunları beraberinde getirecekti. Nemrut ve Çandarlı körfezlerini Demiryolu ve karayolları ile daha etkin bir şekilde bağlayarak hem İzmir'i hem de Marmara ve boğazları rahatlatabiliriz. Karadeniz'den çıkan küçük gemilerin buluşup, büyük gemilere transfer olarak kıtalararası taşımacılık yapılan gerçek anlamda bir lojistik merkez haline getirebiliriz.”

 


KUTU
PETKİM’İN LİMAN KAPASİTESİ
1 MİLYON TEU’YA ÇIKARILACAK

 

Petkim’in sürdürdüğü liman yatırımı hakkında da bilgi veren Kenan Yavuz, Nemrut körfezinin potansiyelini harekete geçirme strateji dahilinde limanı 1 milyon TEU konteyner ve 20 milyon ton sıvı yük elleçleme kapasitesine ulaştıracaklarını kaydetti. Bu amaçla tüm hisseleri Petkim’e ait olacak yeni bir şirket kurulmasına karar verdiklerini ve Aliağa’ya Singapur’daki Jurong Adası modelini önerdiklerini sözlerine ekleyen Yavuz, şöyle devam etti: “Singapur'da ne petrol, ne doğalgaz var. İçecek suları bile yok. Buna karşılık Aliağa'nın yarısı kadar bile olmayan Jurong Adası’nda 80 milyar dolarlık bir lojistik merkez yaratıldı. Denizi doldurup fabrika, denizin altına da tank çiftlikleri yaptılar. Bölgeyi Rafineri, Petrokimya, Enerji, Lojistik entegrasyonu ile Uzakdoğu'nun en önemli üretim merkezlerinden biri haline dönüştürdüler. Bu muhteşem başarı hikayesinin başlangıç noktası ise 1985 yılı. Ülkemizin sanayileşmesine katkı koymak isteyen herkesi bu modeli incelemeye ve bizim neden böyle bir başarı hikayesine sahip olamadığımız noktasında düşünmeye davet ediyorum”

İZMİR LİMANI, TURİZM LİMANI OLMALIİZMİR LİMANI, TURİZM LİMANI OLMALI

Diğer Basın Bültenleri